DİYET LİSTESİ SATIN ALMA İŞLEMİ NASIL YAPILIYOR?

1 Paketlerimizden birini seçin
2 Formu doldurun ve satın alın
3 Ön görüşme için sizi arayalım

Ön görüşmeden sonra diyetisyenlerimiz, diyet listeniz hakkında bilgi vermek için size yeniden arıyor ve detayları iletiyor.

ÇAĞRI MERKEZİ

Hafta İçi: 09.00-18.00
0262 606 0 160
destek@diyyet.com
Diyabetin Çeşitleri (Sınıflandırılması)

Diyabetin sınıflandırılması; hiperglisemiye yol açan komplikasyonların kronik seyrine göre yapılmaktadır. Buna göre; Sınıflandırma Özellikleri Tip 1 DM Tip 1 DM; pankreatik beta hücrelerinin hasarı sonucu meydana gelmektedir. İnsülin yetersizliği ile sonuçlanmaktadır. İki şekilde seyredebilir.  Otoantikorlar (immün sistem aracılı Dm; viral enfeksiyonlar, toksik kimyasallar neden olabilir) İdiyopatik(sebebi bilinmemektedir.) Çocuk ve gençlerde görülmekle birlikte bu dönemde herhangi bir yaşta oluşabilmektedir. Oluşabilecek komplikasyonlar(Ketoasidoz, Makrovasküler Hastalıklar, Mikrovasküler Hastalıklar vs.) ve ölümden korunmak için bu hasta grubuna egzojen insülin tedavisi gereklidir. Tip 2 DM Tanısını almış tüm diyabetli hastaların %90-95’ini oluşturmaktadır. Temelinde insülin direncinin yattığı, insülin üretiminin yetersizliği ile karakterize progresiv bir hastalıktır. 30 yaş ve üzeri yetişkinlerde seyretmekte olan Tip 2 DM son yıllarda genç ve çocuklarda da görülmeye başlamıştır. Hiperglisemi yavaş seyreder. Hasta ...

Metabolik Sendrom Tanı Kriterleri

Metabolik Sendrom tanısı aşağıdaki standartlaştırılmış kronik tablolar ile konulmaktadır. AŞAĞIDAKİ 5 KRİTERDEN 3’ÜNÜN OLMASI TANI DÜZEYLERİ Bel Çevresi ≥102 cm(Erkeklerde) ≥88 cm(Kadınlarda) Trigliserid Yüksekliği ≥150 mg/dl (1.7 mmol) veya Trigliserit yüksekliği için ilaç tedavisi başlamak HDL-Kolesterol Düşüklüğü <40 mg/dl (0,9 mmol/1)(erkeklerde) <50 mg/dl (1.1 mmol/1)(kadınlarda) veya HDL düşüklüğü için ilaç tedavisi başlamak Kan Basıncı Yüksekliği ≥130 mmHg sistolik kan basıncı veya ≥ 85 mmHg diyastolik kan basıncı veya Hipertansiyon için ilaç tedavisi başlamak Kan Şekeri Yüksekliği ≥100 mg/dl veya  Kan şekerini düşürmek için ilaç başlamak   Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği(TEMD)’nin Tanı Kriterleri   AŞAĞIDAKİLERDEN EN AZ BİRİ VARSA AŞAĞIDAKİLERDEN EN AZ İKİSİ VARSA Diyabet Hipertansiyon(Sistolik Kan Basıncı) 130, Diyostatik Kan Basıncı>85 mmHg veya Antihipertansif Kullanı...

Obezite ve Metabolik Sendrom İlişkisi

Metabolik sendrom; birden çok sistemin anormalliklerini birlikte içeren kronik bir hastalıktır. Metabolik sendrom; bireylerde kardiyovasküler hastalıkların ve diyabetin(Tip 2) gelişme riskini artıran metabolik risk faktörleri demeti olarak tanımlanabilir. Yüksek kan basıncı(hipertansiyon), glukoz ve insülin metabolizmasında bozukluklar, yüksek kan glikozu, aterojenik dislipidemi, protrombik ve proinflamatuar durumun artması şeklinde birden fazla risk faktörünün birleşimi ile gerçekleşen durumdur. Obezite özellikle de abdominal obezite bu hasta grubunda görülebilmektedir. Reaven; metabolik sendromun temelinde insülin direnci ve kompansatuar hiperinsülinemi mekanizmalarının vardır. Ve kardiyovasküler hastalıklar için güçlü bir risktir. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD); metabolik sendromu; “İnsülin direnci ile başlayıp; glikoz intoleransı, abdominal obezite veya diyabet, dislipidemi, yüksek kan basıncı, koroner arter hastalığı (KAH) gibi sistemik bozukluklarında eklenebildiği ölümcül olabilecek bir hastalıktır.” şeklinde tanımlar. Metabolik sendromu başlatan en g&...

Diyabetli Hastalarda Beslenme

  Diyabetli hastalarda tıbbi beslenme tedavisinin amacı diyabeti önlemek, var olan diyabetin kronik seyrini iyileştirmek, oluşabilecek diğer komplikasyonları önlemektir. Tıbbi beslenme tedavisinin hedefleri; 1.Metabolik dengeyi sağlamak; Plazma glikoz düzeylerini dengelemek ve istikrarlı bir tablo oluşturmak Makrovasküler hastalıklara engel olmak için lipid ve lipoprotein düzeylerini dengede tutmak. Kardiyovasküler hastalıklara engel olabilmek için kan basıncını dengede tutmak. DM’nin komplikasyonlarından korunmak, var olan komplikasyonları yavaşlatmak, iyileştirmek için beslenme ve yaşam tarzını değiştirmek, devamlılık sağlamak. DM bireylerin bireysel özelliklerini göz önünde tutarak beslenme programlarını bu özelliklere göre düzenlemek. DM’li hastaları, hastalıkları ve besin etkileşimlerini öğreterek; kronik tablolarında kilit taşı olan besinlerin tüketimi konusunda eğiterek, ani kan şekeri yükselmelerine engel olmaktır. Çoğunluğu obez olan diyabetli hastaların tıbbi beslenme tedavisinde; kan şekerini, kan basıncını, insülin direncini düzenlemek için obezitenin tedavi ...

Obezite ve Diyabet İlişkisi

Diyabet; insülin aktivitesinde veya insülin salgılanmasında veya her ikisinde birden meydana gelen bozulmalar ile; kan glikozunun yükselmesi, karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmalarındaki anormallikler ile seyreden bir hastalıktır. İnsülin; karbonhidrat; karbonhidrat, protein ve yağ besin ögelerinin metabolik olaylarda enerji için kullanılmasını ve depolanmasını sağlamak için hücre içine geçişini sağlayan pankreasın beta hücrelerinden sentezlenen hormondur. Diyabetli hastalarda; insülinin yeterince üretilememesi yada üretilmesi fakat vücudun insüline cevap vermemesi(insülin direnci) durumları söz konusu olabilir. İnsülinin hakimiyetsizliği alınan besin ögelerinin kan şekerini ani yükselmesine(Hiperglisemi) ve kısa, uzun süreli komplikasyonların kronik seyrinin başlamasına neden olmaktadır.  Hiperglisemi; erken dönemde  poliüri, polifaji, polidipsi ile karakterizedir. Uzun dönemde ise; kardiyovasküler hastalıklar, periferal nöropati, enfeksiyona yatkınlık ile karakterizedir. Tip 2 diyabetin kronik seyrini başlatan faktörler ikiye ayrılır;   DEĞİŞTİ...

Obezite Karaciğer Kanserine Neden Olur mu?

Karaciğer kanserinin dünyada görülme sıklığı; cinsiyet, etnik ve coğrafi değişkenlere bağlı olarak farklılık göstermekle birlikte yaygın olarak görülen kanserler arasındadır. Karaciğer kanseri için; siroz, hepatit B ve C, enfeksiyonlar, etanol kullanımı, NASH, alfatoksin B1 ve diğer mikotoksinler risk oluşturmaktadır. NASH en yaygın görülen karaciğer hastalığıdır ve inflamasyona sebep olmaktadır. İnflamasyon fibrozise neden olabilmektedir. Bu kronik tablo siroz ve hepatosellüler karsinoma kadar ilerleyebilmektedir. Obezite ve karaciğer kanseri ilişkisi buradan gelmektedir. Obezite prevalansına paralel olarak alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) 4.6 kat daha fazla görüldüğü bildirilmiştir. NAYKH olan bireylerin kronik tabloları takip edildiğinde;%10’unun NASH’a %8-26’sının siroza ilerlediği ve bu hastaların karaciğer kanseri açısından yüksek risk grubunda kabul edildiği bildirilmiştir. Japonya’da yapılan NASH ile obezite arasındaki ilişkiyi araştıran bir çalışmada; obezitenin k&...

Obezite ve Over Kanseri

Over kanseri kötü huylu jinekolojik hastalıklar arasında ölüm nedeni olarak kabul edilmektedir. Over kanserinin teşhisi zordur. Tarama testlerinin olmaması ve teşhisin genellikle hastalığın ileri safhalarında konması mortalite ve morbiditeyi artırmaktadır. Bu nedenle over kanseri ölüm riski yüksek olan ciddi bir hastalıktır. Over kanseri ve obezite arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalarda obez ve obez olmayan bireyler karşılaştırılmış; obez bireylerde over kanseri görülme ihtimalinin 1.5-2 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir. Bu ilişkiyi ortaya koyamayan çalışmalarda mevcuttur. Obezite ve over kanseri arasındaki ilişkiyi inceleyen bir meta-analiz çalışması yapılmıştır. 28 ayrı çalışma dahil edilmiş, 24’ünün pozitif ilişki bildirdiği saptanmıştır. Obezite ve over kanseri arasındaki çalışmaların yetersiz olduğu ve daha fazla çalışma yapılması gerektiği düşünülmektedir.

Obezite ve Prostat Kanseri

Dünya üzerindeki prevalansına baktığımızda prostat kanseri ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Amerika’da oldukça yaygın görülen prostat kanseri; kanserden kaynaklanan ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Dünyadaki durum ise; erkek bireyler arasında prostat kanseri; kanserden kaynaklanan ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Gelişmiş ülkelerde; prostat kanseri nedenli ölümlerin azaldığı fakat görülme sıklığının arttığı bildirilmiştir. Bu; başarılı tedavi ve erken teşhisin sonucudur. Prostat kanseri ve obezite arasındaki ilişki tam olarak kesinleştirilememiş farklı hipotezler ortaya atılmıştır. Bir grup bilim insanı; obezitenin prostat kanseri için risk oluşturacağını öne sürerken, bir grup bilim insanı obezitenin prostat kanseri için koruyucu olabileceğini ileri sürmektedir. Bu farklılıkların temelinde; yapılan çalışmalarda hastalığın; evresi, derecesi veya BKİ’nin doğru değerlendirilememesi olduğu düşü...

Obezite ve Özefagus Kanseri

Obezitenin; özefagusta kansere neden olması farklı mekanizmalara dayandırılmaktadır. Bunlardan biri; reflüdür. Reflünün; distal özefagusta meydana getirdiği barrett epiteli ile açıklanmaktadır. Obez bireylerde sıklıkla görülen reflü; karın içi basınç ile ilgilidir. BKİ arttıkça, karın içi basınç artmaktadır. Bu artan basınç, reflüye zemin hazırlamaktadır. Böylece özefagus kanserine eğilim artmaktadır. Reflüsü olan obez hastalar ile yapılan çalışmalarda yine özefagus kanseri gözlenmiştir. Özegafus kanserine neden olan bir diğer mekanizma ise; obez kişilerde besin ögelerinin özefagusta kalma sürelerinin uzamasıdır. Böylece kansere neden olabilecek maddelerin özefagusta uzun süre kalması karsinojenik etki yaparak; özefagus kanserine neden olabileceği bildirilmiştir. Artmış hücre proliferasyonu, artmış plazma insülin düzeyi, insülin benzeri büyüme faktörü(IGF) özefagus kanseri ile obezite iliş...

Obezite Kansere Neden Oluyor

Obezite; hipertansiyon, dislipidemi, diyabet, metabolik sendrom ve kansere yol açması nedeniyle yaşamı tehdit eden; önlenmesi ve var olanın tedavi edilmesi şart olan kronik bir hastalıktır. Obezite-kanser arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için deney hayvanları ile bir takım çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda; obez bireylerde diyet tedavisi ile kalori kısıtlanmasının apoptozisi hızlandırdığı ve böylece kanser insidansını azalttığı bildirilmiştir. Obezite Hangi Kanser Türlerine Neden Oluyor ? Ayrıca Bakınız;  

Obezite Safra Kesesi Taşına Neden Oluyor

Safra kesesi taşları ve obezite arasındaki ilişki artan kolesterol seviyesi ile açıklanmaktadır. Safra kesesi taşları orta yaş ve üstündeki bireylerde görülen bir hastalıkken artan obezite prevalansı ile daha genç yaşlarda da görülebilmektedir. Obez bireyler ile obez olmayan bireyler arasında yapılan çalışmalarda; obez bireylerde safra kesesi taşı görülme sıklığı 4-6 kat daha fazladır. Kişilerde kolesterol arttıkça; safra kesesinde de kolesterol birikmeye başlamaktadır. Metabolizma yavaşlar, safra kesesi hareketleri de azalmaktadır. Hareketlerin yavaşlaması safra kesesi içinde safra akışının yavaşlamasına neden olmaktadır. Safra içeriğinin tüm bu nedenlerle birikmesi safra taşlarının oluşmasına yol açmaktadır. Bununla beraber hızlı kilo kaybı da safra kesesi taşlarının oluşumu için risk teşkil etmektedir. Bununla ilgili yapılan bir metaanaliz çalışmasında haftada 1.5 kg’dan daha fazla kilo kaybının; safra kesesi taşı riskini %0.5 artırdığı, haftada 3 kg’...

Reflü Hastalarında Beslenme

Sizin için reflü hastalarında beslenme ilkelerini kısaca bir tabloda topladık. Ağırlık kaybı reflü komplikasyonlarını azaltmaktadır. Yağlı ve yüksek porsiyonlu öğünlerden kaçınılmalıdır. Sigara ve alkol tüketilmemelidir. Kafein tüketilmemelidir. Yemekten sonra yoğun egzersizler yapılmamalıdır. Özellikle yemekten sonra intraabdominal basıncı artıracak giysiler giyilmemelidir. Yeterli posa tüketilmelidir. Az ve sık beslenme alışkanlık haline getirilmelidir. Asitli ve baharatlı besinler tüketilmemelidir. İdeal vücut ağırlığı korunmalı, obezite tedavi edilmelidir.  

Obezite ve Reflü İlişkisi

Gastroözofageal reflü(GÖRH) birden fazla mekanizmada defektlerinde eşlik ettiği bir hastalıktır. GÖRH; antireflü duvarının yeterli olmaması sonucunda mide içeriğinin enerji harcamadan özefagusa geri gelmesi durumudur. Fizyolojik bir olaydır. Gastrik içeriğin özefagusa geldiği reflü sağlıklı bireylerde de görülebilen günde birkaç tekrar edebilen bir durumdur. Bir komplikasyonu bulunmamaktadır. GÖRH ise göğüste yanmaya sebep olur. Mukozal hasar görülmemektedir. Hastalarda ekstraözofageal komplikasyonlar olarak; nesef darlığı, ses kısıklığı görülebilmektir. Reflü mekanizmaları; geçici alt özofagus sfinkter gevşemeleri, yutma ile ilgili alt özofagus sfinkter gevşemeleri, hipotansif alt özofagus sfinkter basıncı olarak sıralanmaktadır. Yanma en belirgin komplikasyonu olup, yemeklerden sonra görülmektedir. Yatma durumunda yanma artmaktadır. Bu sebeple hastalara yemekten sonra uzanmamaları önerilmektedir. Yüksek oranda yağ, protein, düşük posa tüketimi, obezite ve alkol reflü riskini artırmaktadır. Yağlı besinleri ç...

Kilo Vermenin Kalp Hastalıkları Üzerinde Olumlu Etkileri

Yapılan çalışmalar; kardiyovasküler hastalığı olan hastaların aç kalarak kilo kaybetmesinin hastalara zarar verecebileceğini göstermektedir. BKİ(Beden kitle indeksi)’nin azaltılması için kilo kaybının yağda kayıplar ile sağlanması gerekmektedir. Bu sebeple bu hasta grubunda kilo kaybı; düzenli kontroller altında her hastanın kendi öyküsüne ve fiziksel gereksinimlerine uygun olacak şekilde dengeli ve yeterli bir beslenme programı ile sağlanmalıdır. Obezitenin tedavi edilmesi kardiyovasküler komplikasyonlarda iyileşme sağlayabilmektedir. Obezitede kilo kaybının hastalar için pek çok yararı mevcuttur. Hipertansiyon hastalarında kan basıncı düşmeye başlar. Diyabeti olan hastalarda kan şekeri düzeylerinde iyileşme görülür. Kan yağları düzeylerinde iyileşme görülür. İnsülin direnci azalmaya başlar. CRP seviyeleri yüksek ise düşme görülebilir. Endotel disfonksiyonunda azalma görülebilir. Kilo kaybının kardiyovasküler sisteme etkileri; Stroke völüm azalı...

Obezite ve Hipertansiyon

Vücut ağırlığı arttıkça; kan basıncıda artmaktadır. Dünyada obeziteyle birlikte hipertansiyon prevalansıda artmaktadır. Hipertansiyonu bulunan bireylerıin 3’te 1’i-3’te 2’sinde obezite görülmektedir. Obezite görülen bireylerde ise hipertansiyon görülme ihitmali 3 kat artmaktadır. Framingham çalışmasıda gösteriyor ki; hipertansiyonu bulunan kadınların%60’ından, erkeklerin; %70’inden fazlasında obezite görülmektedir. Yine Framingham çalışması ideal kilosundan %20 daha fazla kiloya sahip bireylerin hipertansiyon olma ihtimallerinin 8 kat arttığını bildirmiştir. Kısaca BKİ arttıkça kan basıncı artar denmektedir. Kan basıncı ile deri kıvrım kalınlığı paraleldir. NHANES II’ye göre BKİ>27 kg/m2 olan Amerikalı 20-75 yaşları arasındakilerde hipertansiyon riski 3 kat, 20-45 yaşları arasındakilerde ise 6 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir. Yapılan çalışmaya göre; kişinin kilosundaki her 4.5 kg’lık artış erkeklerde sistolik basıncı 4.4 mmHg; kadınlarda 4.2 mmHg artmaktadır. Bu durum; çocuk ve adölesanlarda ...

Obezite ve Kalp Hastalıkları

Obezitenin kronik seyrini incelediğimide, insan mekanizmasında defektlere yol açtığı, artırdığı, azalttığı veya işleyişini bozduğu hormonlar olduğu görülmektedir. Bu mekanizma ve hormonlar birden fazla mekanizmada görev almakta ve böylece farklı vücut sistemlerini doğrudan veya dolaylı yollarla etkileyebilmektedir. Böylece insan vücut sisteminde her mekanizma birbiri ile ilişkili olmakta birinde oluşan defekt diğer mekanizlarıda etkileyebilmektedir. Obezitenin defektlere yol açtığı mekanizmalara ve hormonlar kardiyovaküler sistemde görev almaktadır. Bu da ikili arasındaki ilişkiyi açıklayabilmektedir. Dünyada prevalansı gittikçe artan obeziteye paralel olarak kardiyovasküler hastalıklar da artmakta ve insan ölüm nedenlerine bakıldığında kardiyovasküler hastalıklar listelerin başında yer almaktadır. Obezite gibi kardiyovasküler hastalıklarda tüm insan gruplarını (kadın, erkek, çocuk, yaşlı, genç, orta yaşlı) etkilemektedir.Avrupa’da ölüm nedenleri istatistiksel verilere dökülmüştür. Yapılan sınıflandırmalarda 75 yaş altı &...

ÜYE GİRİŞ

YENİ KAYIT OLUŞTUR

PAROLA YENİLEME

TOP